Sabiilikte Gusül ve Abdest

 

SABİİLİKTE ARINMA İBADETİ YIKANMA
 

    
Giri
ş
 
Kur'an'da Yahudilik ve Hıristiyanlık'tan sonra kendisinden bahsedilen semavi dinlerden olan Sabiî'lik; dünya üzerinde, yaşadığımız bu çağa kadar varlığını sürdürebilmiş en son gnostik din olarak ifade edilmektedir. Kur'an'ı kerim'de üç ayette ismi geçen Sabiilik hakkında şöyle tesbitler yapmaktadır.
"Şüphesiz iman edenler; yani Yahudilerden, Hıristiyanlardan ve Sâbiî'lerden Allah'a ve ahiret gününe hakkıyla inanıp Sâlih amel işleyenler için Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku yoktur. Onlar üzüntü çekmeyeceklerdir." Bakara / 62
“Şüphesiz o iman edenler, Yahudi olanlar, Sabiîler (yıldıza tapanlar), Hıristiyanlar, (Mecusiler) ateşe tapanlar ve (Müşrikler) Allah’a eş koşanlar (yok mu?) Allah, kıyamet günü bunların arasını şüphesiz ayıracaktır. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla görüp bilendir.”Hac Suresi / 17
Müslümanlarca bilinen fakat çok fazla tanınmayan Sabilik hakkında bir miktar bilgi vermekte fayda görüyoruz.

Sabilik dininin olu
şumu
 
 
Genza Rabbe, Draşiad Yahya ve Kolasta adında kutsal kitaplara sahip olan Sabiilerin, inançları arasında;Allah'a, Ahiret gününe inanmak, günde 3 kez 'El Berağe' adındaki namazı kılıp, muayyen saatlerde Allah'a, yani Işık Kralına dua etmek, yılın belli günlerine dağılmış olarak 36 gün oruç tutmak, zekat ve sadaka vermek yer almaktadır. Hz. Adem'den itibaren Sam, Nuh, Şit peygamberlerden sonra; Hz.Yahya’yı "Işık peygamberi" olarak en kutsal kişi ve son peygamber olarak kabul etmektedirler. Bundan dolayı Sabii'ler; “Vaftizci Yahya Hıristiyanları” (Christians of Saint John the Baptist) olarak da adlandırılmışlardır.. Sabiî'ler; İ.Ö. 200 yıllarından itibaren, Filistin -Ürdün yöresinde gündeme gelmeye başlayan bir topluluktur.
Mandenler (Bilgili olanlar, arifler) veya Nasuralar ( Kutsal öğretiyi koruyanlar) adı da verilen bu dinin müntesipleri; Hıristiyanlığın konumunu kuvvetlendirmesi ile birlikte kendilerine açtıkları savaşta uğradıkları katliamlar üzerine Mezopotamya bölgesine göç etmişlerdir. Kaynaklar "Harran Sabii'leri" ve "Vasıt Sabii'leri" olarak ikiye ayrıldıklarını rivayet etmektedir.
Yahudiliğin oluşan mezhepleri içersindeki sapkın Ferisi ve Saduki'ler haricinde, Tevrat'a en çok bağlı görülen ve Lut denizi kenarındaki dağlık ve çöl arazi bölgelerinden Kumran'da yerleşerek yaşamaya başlayan Esseni'ler mezhebinin bir uzantısı olduğu tahmin edilen Sabii'ler; göç ederek yerleştikleri Mezopotamya topraklarında tanıştıkları; Fars, Asur, Babil ve Hıristiyanlığın inanç etkileşimleri ile Yahudilikten uzaklaşarak başlı başına bir din haline gelmişlerdir.

Sabilerde y
ıkanma ibadeti "vaftiz" çeşitleri
 

Sabii'lerin işledikleri günahlara kefaret olarak akarsular üzerinde günahlardan arınmak için gerçekleştirdikleri yıkanmalar, başlı başına bir ibadet şekli olarak günümüze kadar devam ettirilmiştir.
Mandenler ve Nasuralar olarak da isimlendirilen Sabiî'lerin, ibadetleri arasında en önemlisi vaftizdir. Akarsularda yıkanarak arınacaklarına inanılan Sabilik dininde; “Masbuta”, “Tamaşa” ve “Rişama”olarak adlandırılan üç çeşit yıkanma türü vardır. Bu yıkanmaların "Vaftiz"in kesinlikle akarsuda yapılması gerekir. Bu yüzden M.Ö. 200'lü yıllardan itibaren yaşadıkları bölgede olan Şeria (Ürdün) nehrinde yıkanma "vaftiz" işlemlerini uygulayan Sabiî'ler, M.S. 40'lı yıllarda göç etmek zorunda kaldıkları, Mezopotamya'nın, Fırat ve Dicle nehirleri ve bunların uzantıları akarsularda, halen bu ibadet uygulamalarını devam ettirmektedirler.
Yılın bütün günlerine yayılan yıkanma ibadeti üç çeşit olarak uygulanmaktadır. Bunlardan “Masbuta” ve “Tamaşa” vücudu tam yıkama, gusül şeklinde; “Rişama” ise tam bir yıkanma değil bazı uzuvları yıkama abdest benzeri bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Bu yıkanmaların en büyük özelliği akarsu niteliğinde sularda yapılmasıdır.

a-“Masbuta”
Tam vaftiz olarak kabul edilen “Masbuta”, bir din adamı gözetiminde akarsuya vücudun, dalıp çıkarılması biçiminde uygulanır ve haftada bir kez pazar günleri yapılması zorunludur. Bu yıkanma ayinine eşlik eden ve çeşitli dualarla vaftiz yaptıran Sabii rahiplari Resata adı verilen beyaz bir özel tören elbisesi giymek zorundadırlar.

b-“Tamaşa”
“Tamaşa” adı verilen yıkanma şekli ise, bir din adamı olmadan kişinin kendi başına akarsuya üç kez dalıp çıkması olarak uygulanan bir işlemdir. İslamiyet'teki Gusül ile aynı mesabededir. “Tamaşa” ancak, küfür etmek, yalan söylemek, dövüşmek gibi dinsel bakımdan kötü addedilen durumlardan sonra uygulanır.

c-“Rişama”
“Rişama”ise İslam’daki abdest'e benzer biçimde vücudun uzuvlarından bir kısmının yıkanması olarak uygulanan bir yıkanma, vaftiz türüdür. Ancak bu yıkanma türü de çok az bir yıkanma çeşidi olmasına rağmen akarsuda gerçekleştirilmesi zaruridir.
Vaftiz sonrası vaftizi yaptıran rahip ile vaftiz olan kişi arasında ahitleşmeye benzeyen el sıkışma ve dua ritüeli gerçekleştirilmektedir. Sabiler bu kutsal yıkanmaları gerçekleştirirken ayinler öncesi ve sonrası temizliği simgeleyen beyaz elbiseler giymek zorundadırlar.
Kaynaklar, akarsuları “Hayat suyu”diye adlandıran Sabiî'lerin, haftada en az bir kere bu vaftizi uyguladıklarını; bunun haricinde dini bayramlarında ve ölüm gibi durumlarda yapılan ayinlerde “Tamaşa” vaftizini; evlilik, doğum gibi mutlu günlerindeki ayinlerinde ve yolculukta “Masbuta”, vaftizini ibadet olarak uyguladıklarını kaydetmektedirler.

sonuç

Yahudilik ve Hıristiyanlık arasında bir geçiş formu bir din olarak ortaya çıkan Sabiilik'teki yıkanmalar; Yahudilikteki dini esasların bir devamı olarak gözükmektedir. Yahudiliğin son peygamberi Yahya aleyhisselamın şeria nehrinde İsrail oğullarına yaptığı günahlara kefaret olarak nehir sularına daldırıp çıkarma "Vaftiz" olayını esas alarak geliştirdikleri yıkanmalara dayanan vaftiz ibadeti, Hıristiyanlığın havarilerine, Hıristiyanlığa mahsus oluşturdukları yeni bir yıkanma "Vaftiz" türü olarak esin kaynaklığı ettiği anlaşılmaktadır.
Araştırmacı-Yazar
www.kurankissalari.tr.gg
 
zülkarneyn kitap resmi ile ilgili görsel sonucu



Facebook beğen
 
Reklam
 
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=