Yılbaşı Tacizi, Yılbaşı Çılgınlığı mı Yılbaşı Rezaleti mi?

 

 
YILBAŞI TACİZİ, YILBAŞI ÇILGINLIĞI MI YILBAŞI REZALETİ Mİ?

 

 
Bu Yılbaşı gecesi yaşanan bir olay ertesi gün hemen hemen her gazete sayfasında ve her televizyon kanalında gündeme geldi. İstanbul’da Taksim meydanında Yılbaşı günü turist kadın/kızlara yapılan tacizler, televizyon ekranlarına defalarca getirilerek bu olayın Türk insanına yakışmadığı ileri sürülerek tacizciler kınandı, gözaltına alındı, serbest bırakıldı.
Geçen sene de meydana gelen bu tip taciz olayları, günün anlam ve önemine binaen gerçekleştirilen rutin hareketler haline geldi. Neden? Çünkü yılbaşı günü çıkılır dağ başına! Özür dilerim! Taksim meydanına, sabaha kadar kafaları çeker hoplar zıplar erkek-kız arkadaşlarla dans eder, bitleri dökersiniz!
Bu tip yaşam kapitalist dünya hayatının pompaladığı eğlence, işret hayatının olmazsa olmaz bir formatıdır. Kur’an, insanların oyun ve eğlenceye olan düşkünlüğü hakkında şöyle bir ifadede bulunur; “Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir.” Enam/32Kapitalist ve liberal anlayış dünyayı tam da bu hale getirmiştir. Ye, iç eğlen, gerisine boş ver, öbür tarafta Allah Kerim...
Kapitalizm her fırsatta insanlara, eğlenmelerini, dünyadan kâm almalarını, yaşanan anları kaçırmamalarını öğütlemektedir. Bu yüzden batı dünyasında faşing, festival, karnaval, balo v.s adlarıyla hemen hemen yılın her ay ve haftasına yansıyan eğlenceler tertip edilmektedir. Batı insanı için her şey eğlenceye dönüştürülmüştür. Eğlence içersinde oyunlar icat edilerek süslü püslü geçitler, türlü şans oyunları ve yarışmalar, oyun ve eğlence araçları icat edilerek, bu eğlenceli hayatın metaları da oluşturulmuştur.
Tabiî ki bu eğlenceli hayata hazırlık için bir takım giysi alet edevatlar alınması gerekecektir. Bunun yanı sıra insanlar birbirleri ile hediyeleşmelidirler. Sevgiler böylece izhar edebilirler. Ne kadar seviyor veya seviliyorsanız o kadar pahalı hediye verir veya alırsınız. Her şey maddiyat, para..
Her yıl, her ay, her hafta karnaval, festival, faşing, balo için yeni yeni şeyler giyinme, gösteriş yapma, yeni ihtiyaçlar alma, sevdiklerine veya kırıştırdıklarına yeni hediyeler seçme fırsatı… Kapitalist ekonominin tam aradığı düzen, tüket babam tüket! Fırsat buldukça tüket.. “Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlât sahibi olma isteğinden ibarettir. “ Hadid/20
Dünyanın yarısı aç-bîilaç diğer yarısı oyun, eğlence, işret, israf, kırıştırma, gününü gün etme peşinde… Hem de fakir fukara halkları sömürdükleri paralarla, onların yer altı, yerüstü servetlerinin gelirleri ile..
Çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmayı; çağdaş medeniyete ulaşanların oyun, eğlence işret ve kırıştırma hayatını örnek almak olduğunu sananlarca yıllardır halka kanıksandırılmaya çalışılan, Yılbaşı âlemlerinin sonucu olarak, ortaya taksimdeki rezaletlerin yaşandığı “Yılbaşı” eğlence, işret manzaraları çıkmıştır.
Her Yılbaşı öncesi Noel babalarla, tombalalarla, kırmızı külotlarla, türlü türlü süsler ve süslemelerle Yılbaşı’nı özendirenler, her yılbaşı sonrası aynı başlığı atarlar. “Yılbaşı çılgınlığı” Ye, iç, kafayı çek, eğlen, dağıt, kırıştır… Yaptığın rezilliklere taltif name! Al sana mükâfat! “Yılbaşı çılgınlığı” Nerene takarsan tak!...
Geçen Yılbaşı olduğu gibi bu yılbaşı da yiyip içip, kafayı çekip ne yaptığını bilmez hale gelince de saldır turist kızlara… “Yılbaşı çılgınlığı”
Kızlarda kız olsa! Kafayı çekmişler sallıyorlar oralarını buralarını televizyon kameralarına, utanmadan sıkılmadan.. Durur mu bizim Türkler! Aynen yengen!… Saldırıyorlar sarhoş turist kızlara.. İçki şişede durduğu gibi durmuyor.. Sonuç.. “Yılbaşı çılgınlığı”
O da ne bütün gazeteler, televizyon kanalları bu yapılan “Yılbaşı çılgınlığı”nı rezalet olarak niteliyor, yeriyor, kınıyorlar. Neden? Efendim zorla turist kızlara saldırmışlar. Taciz etmişler. Hem de bir iki kişi değil onlarca Türk! Erkeği..
Ya bu rezaleti, batıda olduğu gibi kendi rızaları ile hemen oracıkta, bir köşede, şurada burada yapsalardı? O zaman gazete başlık ve Televizyon fragmanları şöyle olurdu; “Yılbaşı çılgınlığı” Rezaletin iki yüzü duruma göre ya rezalet ya çılgınlık olarak niteleniyor.
Ne diyelim Yılbaşı eğlence, işret, zevk-sefa hayatını icat edenler, tavsiye edenler, yaşayan ve yaşatanlar; duruma göre, kendileri çalıp kendileri söylüyorlar.. Sürülerine.. Ne yapacaklardı yani, yemlendikleri odakların vatandaşlara yaptıkları küçük küçük zamları, zam ayarlamalarını, harç artırımlarını mı verselerdi. Alavere dalavere.. Kazık vatandaşa.. Yılbaşı rezaletleri süslemeleri ile… “Yılbaşı çılgınlığı”
 
Cengiz Duman
Araştırmacı-Yazar
www.kurankissalari.tr.gg
 
zülkarneyn kitap resmi ile ilgili görsel sonucu



Facebook beğen
 
Reklam
 
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=