Yeşil Rantiye ve Ürünü Yeşil Sosyete

            

  YEŞİL RANTİYE VE ÜRÜNÜ YEŞİL SOSYETE

 
Geçtiğimiz günlerde “boyalı basın” olarak ta nitelendirilen, magazin ağırlıklı çok satan gazetelerde, hem de ön sayfalarda, fotoğraflı olarak verilen “Yeşil sosyete” haberleri çıktı. “Ilımlı İslamcı” denilen yeşil rantiyenin bir kolu olan basın ise tesettür defile haberlerini, özgürlük rüzgârları başlığıyla, inançlı insanlara karşı tam bir takiyye! Kokan manşetlerle verdi.
Bu sahte gündeme bağlı olarak köşe yazarları, çeşitli yorumlarda bulundular. Kimisi “bu ne biçim Müslümanlık”, kimisi “İslam’da böyle şey olamaz”, kimisi “zenginleyen İslamcı kesimin para harcama şekilleri” şeklinde değerlendirdiler.
         Haberi ilk okuduğumda; her seneki olayın sene-i devriyesi! rutin haberler diyerek geçiştirmiş olsam da; defile davetlileri ile ilgili fotoğraflar ve bunlara bağlı çeşitli yorumlar bu olayın üzerinde bizim de durmamızı gerektirdi.
         Şu soruyu sormak lazım; bu tesettür giyimcisi, neden her sene, normal hayatta saydam giyinen bu manken kızların başını örtüp, tesettür adına bir şeyler giydirip defile yaptırır? Bu olay hemen hemen her sene tekrar edilir. Aynı minval üzere şeyler yapılan bir defile ve her sene aynı malum basın tarafından haberi vitrine konulan, aynı tesettür giyim sanayicisi; ne zevk alır bu haberlere konu olmaktan?
         Muhtemelen bu tesettür giyimcisi, “Allah rızası için” bir iş yaptığını zannediyor ve hatta bu yolla cihat! Ettiğini bile sanıyor herhalde...? Malum İslam’ı anlatmak için sarf edilen tüm çabalara “cihat” deniliyor ya!... Normal hayatta saydam olan mankenlere, tesettür giysileri giydirip podyumlara salmaya ve bunları magazinleştirip haber yaptırmaya; kendince, herhalde böyle bir anlam yükleyerek bu işi yapıyor... Beyefendinin aklında şu da var galiba; kapitalist dünyanın liberal vecizesi mucibince; “Reklâm’ın kötüsü olmaz”dan hareketle... Kendine göre bir dünya oluşturmuş; biraz İslam’dan, yani tesettür; biraz da moderniteden, yani; moda, defile, manken; bunları kapitalist mantıkla sentezlemiş.. Reklam, haber, vitrine çıkmak...Al sana İslami tesettür defilesi!...Sapla saman birbirine karıştırılarak inançlı insanların beyinlerini iğdiş etme mekanizması...
         Mantığı şu; Müslüman hanımlar örtünecek ya... O halde tesettür üzerine giyim şart... O halde bu sektöre yatırım gerek, bende o yönde yatırım yapıyorum!.. Doğru, güzel bir mantık ve iyi bir girişim.... Ancak... Bundan sonraki fiiliyat, tesettürden ziyade tesettürü, transparanlaştırma(saydamlaştırma), kapitalistleştirme, liberalleştirme, yani modernleştirme kulvarına sokmaktan başka bir işe yaramıyor...
Tesettür, yani sütreleme, örtme, Türkçe kapanma, anlamında; kısacası kadın kendini cinsi yönden cezbettirmeyecek biçimde örtülü giyinmek zorunda.. Tesettür giyim defilesi adı altında yapılan olaya bakıldığında; bence İslam’ın emrettiği tesettür giyim değil; boyalı basının çok isabetli yaptığı tanımlamaya uyan “Yeşil sosyete”ye; yani yeşil rantiyecilerin uzantısı, zevata, tesettür giyim, adı altında “Transparan cazibe” pazarlamaktır.
Bu “yeşil” kesimi aklamak hem de sattıklarını meşru zeminde göstermek için her yıl, basın yoluyla yaptırdığı magazin haberlerle, transparan tesettürü cazibeleştirerek; malum kesimin tesettüre olan reaksiyonlarının yapay maskesi altında, transparan tesettürü inançlı kesimlere pompalamaya, kabul ettirmeye çalışmaktadır.
Amacı “Bakın bu laikçiler de karşı” ayakları! İle, uydurduğu, tesettür giyim, adı altındaki mamullerini, inançlı kesime pazarlamaya çalışmaktadır. Yoksa kim alacak onun tesettür giyimini... İçine parayla soktuğu, çıplak giyim öncüsü mankenler mi? Mankenleri bu tür yollara teşvik edenler ve bu tür giyimi meşru görenler mi?
Zaten bu cazibeli mal! Sistemin de yararınadır. Tesettür’ü mümkün olduğu kadar altından, üstünden, yanından, önünden, arkasından kırptırıp; “başörtülü” “kara çarşaflı” “geri kafalı” “çağdışı” diye baskı altında diye tuttuğu insanları, moderniteye alıştırmaya çalışmak bu yolları kolaylaştırmak onların işine gelmektedir. Sistem, örtünen insanlar için bu bu düşüncelerdeyken, nasıl yapar ederim, bunları saydamlaştırırım diye düşünürken, imdadına! Tesettür giyimcisi yetişmiştir, bence.
Tıpkı doksanlı yıllardaki Özal’ın, yastık altı dediği tesettürlü! Faize, bankaya bulaşmamış paraları “kar pay”cılarına transparan ettirdiği gibi.. Tesettür giyimcisi de tesettür giyim adı altında, tesettürü, transparan (içi gösteren)! Hale getirmektedir. Bu modern tesettür düşüncenin sonu da “helal” “kar payı” veriyorum/alıyorum derken, İhlas finans’ın uğradığı son gibi olacaktır!..
Beyefendinin! Kendini dinlerseniz, ağzından tesettür damlıyor! Zatı âli’leri her türlü giyimi imal ediyorlar ancak, bunların nerede giyileceğinin sorumluluğu giyenlere ve giydirenlere aitmiş!... Dışarı çıkılırken, pardösü tipi şeyler giyilmesi gerekirmiş!...
Ancak O da topu! Taca atıyor. Satan memnun, alanlar zaten memnun.. Bu defiledekileri alıp giyerek sıradanlaşmaktan kurtulacaklar, aynı zamanda olmak istedikleri insanlara benzeyecekler. Bir giyimle iki kuş!... Görenler tesettür de görsün!... ”Ayinesi iştir kişinin, giydiğine bakılmaz!...” Görenler tesettür sansın yeter!..Maksat adında tesettür olsun, giyimin ruhu örtülü olmasın!...
Defileye davet ettikleri ya da defileye gelenler erkekler de yatsı namazını kılıp takkeleriyle defileyi görmek için alel acele yerlerini alıyorlarmış. Hem namazlarını kaçırmadan eda edebilmişler hem de mankenleri abdestli abdestli masumâne süzmüşler!... Zaten defileden önce ilahiler okunmuş, mehteran, ufak çaplı bir gösteri yapmış.
Bir de anlı şanlı medyatik “ulema” getirseydiniz de besmele ile kurdele kestireydiniz. Tamamen duygusal... Şeyyy, affedersiniz! Dinsel! Olurdu.
Gelen ve ön sırada oturan giyinik haldeki soyunuk ehl- Müslime taifesi! Allanıp- pullanmış! Pudralanmış, blu jean pantolonları, altı kaval üstü şişhane kıyafetler... Bırakın bizleri; laikçileri bile kızdırdı. Bu ne böyle diye.. İnançlı insana yakışıyor mu bu giyim diye... Bakın ne diyor ünlü bir televizyon program sunucusu; ”Öyleyse çarşaf giyin” derim ben de! Bel girintinizi... Göğüs çıkıntınızı... Kalçanızı, bacağınızı gizleyin, Göreyim inancınızı.”
Haberciler mankenleri değil, onları yani, transparan tesettürlüleri haber yapmışlar. Cazibeye bakın hele!... Tesettür giyimcisinin defilesinde sergilediklerini de onlar veya onlar gibi başı tesettürlü! Gerisi transparan olanlar, alacaktır her halde!... Şu atasözleri bu vakıaya uygun değil mi? “Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş” “Körler, sağırlar birbirini ağırlar”
Sistem, Refah partisinin iktidarından beri göz yumduğu “Ilımlı İslamcı” “Muhafazakar demokrat” rantçılara bunun için müsaade ediyor demek ki!.. Kapatın! rantları, harcayın paraları, sizi gidi “yeşil sermaye”ciler... Yeşil sermayenin de “Yeşil sosyetesi” oluyor... Onun ihtiyaçlarının satıcısı da “yeşil tesettür giyimcisi” herhalde!.. Parayı buldu mu bunlar, sistemin yıllarca engellemeye çalıştığı dini değerleri, kendileri onların adına yapmaya başlıyorlar. Bundan âlâsı olur mu? Verin parayı, oysun inandığı değerlerin altını-üstünü!...”Körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz”
Sistemin doksan beşli yıllardan sonra oluşmasına izin verdiği ve aşağı yukarı on beş yıllık birikim! Sahibi olan bu “yeşil rantiye”; rantiyeden gelen, mümkündür ki; ulemadan da cevaz aldıkları helal! bol paralarla, ciplere bindiler, fakire fukaraya aldırmadan.. En iyisine binmek caizdir deyu...  İkinci, üçüncü imam nikahlıları kapattılar, dörde kadar helal deyu!... Oyalansın diye karılarının altına, çocuklarının eline son model arabaları verdiler, hangi çağdayız tabi olacak deyu!... Garibanlarla karışmasınlar istediler, okuttular çocuklarını, paralı özel okullarda, hatırı sayılır kolejlerde... iyi tahsil şart, çocuklar iyi yetişmesi lazım deyu...
Para sebil... Ver babam!.. ver... Harcamakla bitmiyor ki... Yağıyor meret!...İçkide, kumarda, barda, pavyonda, fuhuşta, Paris’te, Londra’da; nasıl yesinler bu paraları?... Mazaallah, haram yahu!...
Al sana alternatif; her sene Hac, her dönem umre... Kundaktaki bebekten, yürüyemeyecek olanlara kadar, her aile efradını birer ikişer Haccettirdiler. Harca harca bitmiyor rantın paraları, böyle giderse daha da gelecek!... Bu paralar nerelerde yenecek?
 Umrelerde, Hac’larda, sözde tesettür’lü giyimlerde, içkisiz otellerde, tesettür mayolu denizlerde, havuzlarda, içkisiz barlarda.... Kâbe manzaralı villalarda... Helal menşeli çok karılarda...
Yeyin efendiler!...Harcayın efendiler! “Yeşil rantiye”nin, “Yeşil sosyete”leri!... Caizdir size!.. Caizdir!.. Helal “Yeşil” yollardan! Helal “Yeşil” rantiyeler! Kazandınız... Bütün bunlar sizin hakkınız!...Yiyin yeşil yeşil....


Cengiz Duman
Araştırmacı-Yazar
 

www.kurankissalari.tr.gg
 
zülkarneyn kitap resmi ile ilgili görsel sonucu



Facebook beğen
 
Reklam
 
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=