İsrailoğulları kavramının oluşumu
İsrailoğulları kavramının oluşumu



Yakup’un(İsrail), Tevrat’ta sıralanan on iki oğlu gelecekteki İsrailoğulları etnik/dini/milli oluşumunu meydana getirir. Yakup’un oğulları ve aynı zamanda İsrailoğulları sıbtlarının adları şunlardır: Karısı Lea’dan olanlar Ruben-Şimeon- Levi-Yahuda- İssakar- Zebulun; her iki karısının hediye ettikleri cariyelerinden olanlar: Dan-Naftali-Gad-Aşer; ikinci karısı Rahelden olanlar: Yusuf-Bünyamin. Karısı Lea’dan kızı Dina adlarında on üç çocuğu olmuştur. Erkek çocuklar aynı zamanda İsrailoğulları sıbtlarını meydana getirmiştir.
Kur’an-ı Kerim’de kırk ayette25 İsrailoğulları kelimesi yer almaktadır. Kur’an, İsrailoğullarının sıbtlara bölündüğünü şöyle beyan etmektedir: “Biz İsrailoğullarını oymaklar halinde oniki kabileye ayırdık. Kavmi kendisinden su isteyince, Musa'ya, "Asanı taşa vur!" diye vahyettik. Derhal ondan oniki pınar fışkırdı.”26
Hoş bu noktada Tevrat’ın yine bir sislemesi, gerçeği örtmesi gündeme gelmektedir. Yakub’un on iki oğlundan başka bir de kızı vardır ama o da İsmail ve Esav gibi İbranî tarihinden birden silinmektedir. Erkekler sıralanırken kız çocuğu ortadan kaybedilmektedir.
Tevrat, Yakup’un kızı hakkında şunları kaydetmektedir. “Lea'yla Yakup'un kızı Dina bir gün yöre kadınlarını ziyarete gitti. O bölgenin beyi Hivli Hamor'un oğlu Şekem Dina'yı görünce tutup kızın ırzına geçti.” Yakup'un oğullarından ikisi - Dina'nın kardeşleri Şimon'la Levi - kılıçlarını kuşanıp kuşku uyandırmadan kente girdiler ve bütün erkekleri kılıçtan geçirdiler. Hamor'la oğlu Şekem'i de öldürdüler. Dina'yı Şekem'in evinden alıp gittiler.”27
Başından olumsuzluklar geçtiği anlatılan Yakup’un kızı Dina birdenbire Tevrat kıssası anlatımlarından kaybolmaktadır. Bütün bunlar Tevrat’ın müstakil bir İbranî ve İsrailoğulları tarihi oluşturduğu yani tahrifat gördüğü anlamına gelmektedir. Tevrat’ın İbranî ve İsrailoğulları hakkında anlattıkları tamamen subjektif ve çelişkilerle dolu beşerî müdahaleler olduğunu ihsas eden ifadeler içermektedir.
Burada yeri gelmişken hemen bir çelişki daha anlatalım. Hz. İbrahim’in oğlu İsmail’in annesi cariye ve Mısır’lı olduğu halde Hem İbranî hem İsrailoğulları tarihinden dışlanırken yine cariye çocuğu olan Yakup’un çocukları hem kutsal İsrailoğullarını oluşturmuşlar hem de vaat edilen “Kenan” topraklarının mirasçısı olmuşlardır. “Rahel cariyesi Bilha'yı eş olarak kocasına verdi. Yakup onunla yattı. Bilha hamile kalıp Yakup'a bir oğlan doğurdu. Rahel, "Tanrı beni haklı çıkardı" dedi, "Yakarışımı duyup bana bir oğul verdi." Bu yüzden çocuğa Dan adını verdi. Rahel'in cariyesi Bilha yine hamile kaldı ve Yakup'a ikinci bir oğul doğurdu. Rahel, "Kızkardeşime karşı büyük savaşım verdim ve onu yendim" diyerek çocuğa Naftali adını verdi. Lea artık doğum yapamadığını görünce, cariyesi Zilpa'yı Yakup'a eş olarak verdi. Zilpa Yakup'a bir oğlan doğurdu. Lea, "Uğurum!" diyerek çocuğa Gad adını verdi. Lea'nın cariyesi Zilpa Yakup'a ikinci bir oğul doğurdu. Lea, "Mutluyum!" dedi, "Kadınlar bana 'mutlu' diyecek." Ve çocuğa Aşer adını verdi.”28
Tevrat’ın Yakup kıssasında anlatılan bu vakıaya göre Yakup’un dört çocuğu yani İsrailoğulları’nın dört sıbtı, cariyelerden doğma oğullarından teşekkül etmiştir. O halde cariye çocuğu Hz. İsmail’in ne suçu vardır ki “Kenan” topraklarından miras alamamış ve İbranî ve İsrailoğulları’nın nesebinden silinmiştir. Hem de Yehova’dan büyük vaatler aldığı halde: “RAB'bin meleği Hacer'i çölde bir pınarın, Şur yolundaki pınarın başında buldu. "Senin soyunu öyle çoğaltacağım ki, kimse sayamayacak.”29 Tanrı oğlanın sesini duydu. Tanrı'nın meleği göklerden Hacer'e, "Nen var, Hacer?" diye seslendi, "Korkma! Çünkü Tanrı çocuğun sesini duydu. Kalk, oğlunu kaldır, elini tut. Onu büyük bir ulus yapacağım."30 Tevrat’taki bu vaatlere rağmen İsmail birdenbire İbrahim kıssasından kaybedilmektedir.
Gördüğünüz gibi Tevrat’ta anlatılan İsrailoğulları kavramının oluşumunda bile haksızlıklar vardır. Kaldı ki, İsrailoğulları tarihinde geriye ve ileriye doğru nice haksızlık ve adaletsizlikler bu kavram içerisinde insanlığa sunulmuştur. Başta Tevrat, hatta Hz. İbrahim’in Hıristiyan veya Yahudi olduğu iddialarına kadar nice muharref yapı Kur’an’ın nüzulüne kadar ulaşmıştır. Günümüz de bundan müstağni değildir.
Kur’an, Tevrat’ta yer alan muharref yapıları sahih hale getirmektedir. Mesela Hacer oğlu İsmail ile birlikte bir medeniyetin kurucusu olan kadın olarak Kur’an’da yer alır İsmail gerçek vasfını Kur’an anlatımlarında bulur. Yakup’a atfedilen Tanrı ile güreşmek gibi tahrif unsurları Kur’an’da yer bulmaz. Lut, Tevrat’taki kızları ile yatan muharref kişilikten, bir peygamber, tevhid önderi olarak karşımıza çıkar Kur’an ayetlerinde... Arz-ı Mev’ud’un geçmişte kaldığını Allah’a itaat edenler için tüm dünyanın Arz-ı Mev’ud olduğunu beyan eder. Kur’an, Tevrat’ta muharref hale getirilmiş tarihi vakıaları, asli haline getirir ve olayların tevhidî yönlerini ön plana çıkararak öğüt ve ibret anlatımlarıyla hidayet unsuru olarak vazeder.



CENGİZ DUMAN
ARAŞTIRMACI-YAZAR


Dipnotlar:
--------------------------------------------------

25- Kur’an yolu Türkçe meal ve tefsir; D.İB, c.I, s.112.
26- 7/Araf/160.
27- Tevrat;Tekvin/ Bab34/1-31.
28- Tevrat;Tekvin/ Bab30/4-13.
29- Tevrat;Tekvin/ Bab16/7-10.
30- Tevrat;Tekvin/ Bab21/17-18.
www.kurankissalari.tr.gg
 
* KİTAP *




*E-KİTAP*




DİNLERDE ARINMA İBADETİ OLARAK GUSÜL

Facebook beğen
 
 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol