Türküm, Doğruyum, Çalışkanım, Borçluyum...

 

TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, BORÇLUYUM…
 
 
 
             Geçtiğimiz günlerde aşina olduğumuz borç haberlerinden biri daha basına servis edildi. Türk milleti borçlanıyor.. Kredi borçları artıyor…
               Geçmişte Türk hükümetlerinin IMF ve Dünya bankası nezdinde yaptığı borçlanmalar haber olurdu. O zamanlar iktidar olan Süleyman Bey, manşetlerde, ekranlarda ve meydanlarda, bu durumu hep şöyle savunurdu. Borç yiğidin kamçısı, borç ödeyebilecek olana verilir, kalkınmak için akıllı borçlanmak gereklidir.
               Süleyman beyin muhalifi Necmettin hoca; manşetlerde, ekranlarda ve meydanlarda ona şöyle cevap verirdi: borç almak borç aldığın kişiye köle olmaktır, borç alan emir alır.
               Böyle yapa-söyleye otuz yıl geçti. Türk hükümetlerinin borç politikaları hala değişmedi. Sıkıştıkça koştular IMF, Dünya bankası v.s kredi kuruluşlarının kapılarına. Çıktı Türk hükümetinin son borç rakamları dört yüz milyarlar dolarlara…
               Ondan sonra yorumların arkası bitmiyor. “Nasıl Kuzey ırak’a gireceksin dört yüz milyar dolar borcun var” “Tabi Amerika önce borçlandırdı şimdi de İran’a saldırı için Türk hükümetine baskı yapıyor.”
               Anlaşıldı ki borç alan emir veya yumuşak ifadeyle “Rica” alır. Hareketleri kısıtlanır. Çünkü borçludur, serbest hareket edemez. Nitekim Türk hükümetinin bu gün düştüğü durumlar bu yüzdendir.
               Peki, Hükümeti borçlu ve borcun özendirildiği hükümetlerin ahalisi nasıl davranır. El cevap, aynı kendi hükümetleri gibi..Yani borç yiğidin kamçısı… Borç, verebilecek olana verilir.
               Onun için son günlerde bankalardan müşterilere gelen telefonların haddi hesabı yok. Televizyon reklâmları, gazete ilanları hep aynı nakaratı tekrar ediyor. Gelin, size şahane bir kredi verelim. Kredi kendi kendini ödesin.
               Sohbet ettiğimiz arkadaşımın cep telefonu sürekli çalıyor, ama o açmıyor. Ne oluyor yahu dedim? Sapıklar mı arıyor? Yok, ağabey ya..! Bankadan arıyorlar ha bire, siz iyi müşterimizsiniz kredi ihtiyacınız varsa size kredi verelim diyorlar. Bir gün bir bankadan, bir gün ötekinden telefon geliyor. Zaten kredi kartı, taşıt kredisi derken, kredi ödemek belimi büktü, bir de buna aldanıp uğraşmayayım diye açmıyorum telefonu diyordu.
               A.T.O başkanı Sinan Aygün şöyle diyor: Vatandaşların bankalara, tüketici finansman şirketleri ve katılım bankalarına olan 82.6 milyar YTL’lik borcunun 27.8 milyar YTL’sinin konut, 8.1 milyar YTL’sinin taşıt, 23.2 milyar YTL’sinin diğer tüketici kredilerinden, 23.6 milyar YTL’sinin de birikmiş kredi kartı borçlarından oluştuğuna dikkat çekti.”
               Tabi borç yiğidin kamçısı..! kalkınmak için akıllı kredi kullanmak lazım..! Vatandaşımızda öyle yapıyor. Alıyor krediyi, ödemeye geldi mi başlıyor yokuş yukarı çıkan hafriyat yüklü kamyon gibi zorlanmaya.. Ne olacak şimdi..? Yiyecek, içecek ve diğer ihtiyaçları kredi kartı ile alırsak ödemeler daha kolay olur. Bir ay, iki ay sonra vatandaşımız başlıyor yine patinaj yapmaya.. Elde olanı kredilere, onun faizlerine ödüyor, ay sonu bir türlü gelmiyor.
               Eşten dosttan bilezik, yüzük toplayıp borçlanıyor yine.. Bir de bakıyor Altın fiyatları azıya almış gidiyor. Borçlar ha bire artıyor. Gördünüz mü borç sarmalını ödedikçe azalacağına ha bire artıyor..
             Alın size vatandaşın durumu; A.T.O başkanı Sinan Aygün “2002 yılından sonra vatandaşların bankalara olan tüketici kredisi borçlarının 26 kat, kredi kartı borçlarının 12 kat arttığını belirterek, “2001 krizini izleyen dönemde bankalar tarafından borç tuzağına düşürülen vatandaş şimdi sadece faize çalışıyor” dedi. A.T.O başkanı Sinan Aygün “bu yılın ilk yedi ayında 152 binden fazla vatandaşın tüketici kredisi ve kredi kartı borcunu ödeyemediği için takibe alındığını, kara listedeki kayıt sayısının 1 milyon 211 bini, isim sayısının ise 589 bini geçtiğini “ söylüyor.
             22 Temmuz seçimleri sonrası, AKP’nin zaferi hakkında yapılan yorumlar arasında şöyle bir yorum vardı. “Vatandaş bankalara borçlandırıldı. Vatandaş, girdiği bu borç yükünün altında bir de iktidar değişikliği olursa, çıkacak bir ekonomik krizde, halini düşünerek istemese de AKP’ye oyunu verdi.”  Ne kadar da haklı bir yorummuş!
             Vatandaş ANASOL-MHP zamanında bir ekonomik darbe yedi, gelen de gideni aratıyor, iyisi mi aynı kalsın diyerek mevcut AKP iktidarının devam etmesine yeşil ışık yaktı. Vatandaşın düşüncesi çok doğru, kendi borçlu durumuna bakıyor, bir de dört yüz milyar dolarlık borç yükü altındaki hükümete; kendi nasıl kıvranıyorsa hükümette aynı durumda.. O halde gelecek iktidar neyi değiştirecek, bari vereyim oyumu bunlara..
             Hükümette vatandaşı gibi “Dört yüz milyar dolar borç var, şu Amerika ve AB’ye uyalım da şu borcu bir atlatalım! “ diye düşünüyorsa vay halimize..! Bindik bir alâmete gidiyoruz kıyamete…!
 
Cengiz DUMAN
Araştırmacı-Yazar
www.kurankissalari.tr.gg
 
zülkarneyn kitap resmi ile ilgili görsel sonucu



Facebook beğen
 
Reklam
 
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=